(Şehirler uzandı önünde karlar kalktı. Sabah Beyoğlu’nda bir kilise duvarına yaslanarak uyandı)
buna üzülmeyeceğiz
çiçekli etekler croplar giyeceğiz
bir yılgınlık geçecek üstümüzden
sanki uzun süre sarılmış gibi
bir yanımız uyuşacak
kızıl kızıl öpüşeceğiz
mesajlarda değil bu sefer
uzun süredir beklenen bir heyecan
aynı özenle ağlanan bir birliktelik
benden geriye ne kalır
silinirse kamyon arkası yazıları
söylemek zor şimdi
helvadan bir put yaptık
acıktıkça miyavlıyoruz
tüylerimizi almıyoruz
bahar geliyor aşık oluyoruz
uyanır gibi
yaşar hissediyorum karın ortasında
hiçbir şeyi yüceltmeden izler bırakmadan
yaklaşarak dokunarak sadece
benden geriye ne kalır
kavgam bitince evlerle
zeytini ve inciri düşünürüm
camdan binalar yıkılır
fotoğrafı olmayan anlara dalarım
miraca yükseldim dersiniz
cemre olur amede düşerim
döndüğümde bir battaniye
yeni saklanılmış bir mağara
örümcekler için
inciri ve zeytini baştan düşünürüm
okumayı bilirim kimseler oku demez
tırnaklarım uzarsa yırtarım kitapları
sesler kalır
allah gelir benle uğraşır
ondan bana
bir şeylere ulaşmamak kalır
kurandan geriye ne kalır
uyuyakaldığımız camilerden
kavgam biterse benle ve allah’la
onu bilmem ya da xs ölçüleri nasıldır
buradan oraya kaç saat tutar bilirim
seni sevdiğim saatleri
geldiğimde tartarız allahsız kefelerde
Benden geriye aşk kalır
hangi mevsim biterse